Google
 

25/7/2007

çiçekler

KESME ÇİÇEK YETİŞTİRİCİLİĞİ

       

Kesme çiçeklerin süs bitkileri içinde özel bir yeri vardır. Kesilerek toplanan ve buket, sepet, çelenk yapımında kullanılan çiçeklerdir. Kesme çiçekler, dünyada en çok satılan ve ticareti en fazla yapılan süs bitgilleridir. Dünya süs bitkilerinin ticaretinin yarısı kesme çiçeklere aittir                                       

3.1. Guruplandırılması

Çoğaltma durumlarına göre kesme çiçekler 3 gruba ayrılır.

        1. Soğanlı kesme çiçekler

        2. Aşı , çelik veya doku kültürü ile çoğaltılanlar

        3. Tohumdan çoğaltılanlar

 

3.1.1. Soğanlı Kesme Çiçekler

Bu çiçeklerde çoğaltma genellikle  toprak altındaki soğan, yumru ve rizomlarla olur. Lale, Lilium, Frezya, Glayöl ön sırada  yer alır.

 

3.1.2. Aşı, Çelik veya Doku Kültürü ile Çoğaltılanlar

Bunların çoğaltılması  genellikle köklendirilmiş çelikler veya aşı ile olur. Kesme  gül, karanfil, kasımpatı ve gerbera en önemlilerindendir.

 

3.1.3. Tohumdan Çoğaltılanlar

Bu guruptan yer alan çiçekler genellikle tohumdan yetiştirilir. Şebboy, Lisianthus, Hüsnüyusuf, Statis Ve Aster önemli  olanlardır.                                                                        

3.2. Kesme Çiçeklerde Zamanlama

Kesme çiçekler içinde her çiçek türünün istekleri ve yetiştirme yöntemleri farklıdır. Ekim zamanları farklıdır, ama hepsi için geçerli olarak bir nokta vardır:

Kesme çiçekler genellikle  Kış aylarında  ( Kasım – Mayıs arası) yüksek fiyatla satılırlar. Bu nedenle kesme çiçekler kış aylarında çiçek kesecek şekilde yetiştirmek gerekir.

Bir çok çiçek türünde dikimden veya uç kırımından sonra çiçek kesilmeye kadar geçen zaman araştırmalarla buluşmuştur. Ekim-dikim buna göre ayarlanır. Lale, Frezya, İris gibi bazı soğanlı bitkilerin soğanları özel sıcaklıklarda  muamele edilerek normal mevsimden 1,5-2 ay önce çiçek açması sağlanır.

Örneğin, karanfil fideleri Ocak-Şubat aylarında dikilirlerse, bunlardan ilk el çiçekler Temmuzda, ikinci el çiçeklerde Şubatta kesilirler.    

Mayıs da dikilirlerse ilk el çiçekler Eylül-Ekim aylarında, ikinci el çiçekler ise Mart–Nisan aylarında kesilirler. Glayöl soğanları dikiminden 2,5-3 ay sonra çiçek açarlar, Frezya soğanları Eylül ayında dikilir  ve Aralık başından itibaren 3 ay boyunca sera 15 0C’da  tutulursa (ısıtılırsa) Şubat’ta çiçek açar, sera ısıtılmazsa Mart ortası–Nisanda çiçek açarlar, Eylül ayında dikilen Kasımpatı fidelerine 4-5 hafta günde 4 saat ek ışık verilirse çiçekleri Şubat ayında açar. Lale soğanları Ağustos ortasından Kasım ortasına kadar 50C’da tutulur ve Kasım ortasında  dikilirlerse çiçekleri Aralık ve Ocak aylarında açar.

Bunlar gibi pek çok uygulama ile kesme çiçeklerin çiçek açma  zamanları ayarlana bilir. Çiçek açma zamanlarını  ayarlamak kesme çiçek yetiştiriciliğinde çok önemlidir.

3.3. Kesme Çiçeklerin Yetiştirme Yerleri

Kesme çiçekler genellikle plastik veya cam örtülü seralarda yetiştirilirse de iklimin uygun olduğu zamanlarda ve yaz aylarında açık tarlalarda da yetiştirilirler. Glayöl, Statis, Hüsnüyusuf bunlara bir örnektir.                                                                 

3.4. Kesme Çiçeklerin Toprak İstekleri

Kesme çiçeklerin yetişeceği topraklar:

-          Milli-tınlı ve süzek olmalıdır.

-          Toprağın asitliliği pH  6,5-7,5 arasında yani nötr olmalıdır.

-          Organik maddesi zengin yani çiftlik gübresi (yanmış ahır gübresi) bol olmalıdır.

-          Azot, fosfor, potas ve kireç ve diğer mikro besin maddeleri dengeli olmalıdır. Noksan olan maddeler tamamlanmalıdır.

-          Toprağın drenajı mutlaka iyi olmalı ve verilen fazla su akıp gidebilmelidir. Kesme  çiçekler en iyi su durmayan yerlerde yetişir.

 

3.5. Toprak Hazırlığı

Çiçek yetiştirmeye uygun olan topaklarda kesme çiçek yetiştirmek için toprak  iyi  şekilde  sürülerek veya bel ile işlenerek kabartılır.  

Yabancı otlar, kökler temizlenmeli, kesekler parçalanmalıdır. Temel gübre olarak verilmesi gereken potaslı ve fosforlu gübreler ve çiftçilik gübresi çapadan önce verilerek çapa makinesi (Rotovatör) ile toprağa karıştırılmalıdır.

Eğer yeni sera kurulacak ise sürülmüş toprağın üzerine sera kurulur. Sera önceden kurulmuş ise toprak işlemesinden sonra dikim için tavalar ve yolların yapımına geçilir.

Sera içinde tava ve yolları yaparken tavalara genellikle 1.0-1.2 genişlik ve 20-30 m uzunluk verilir. Tavalar arasında yollar ise 0,5 m. genişlikte olmalıdır. Yollar ve tavalar iplerle ayrılır, tavalar tırmık ile tesviye edilir ve dilime hazır hale getirilir.

Dikilecek olan fide veya fidanlar uygun aralıklar verilerek tavalara dikilir ve hemen can suyu verilir. Tavalara dana burnu için hazırlanmış kepekle karıştırılmış yem serpilir.

Buradaki önemli nokta dikimden önce hastalık ve nematodlardan şüphe ediliyorsa toprak ilaçlaması yapılmalıdır. Gerbera gibi hastalıklara duyarlı bitkiler dikilecek ise toprak ilaçlaması mutlaka yapılmalıdır. Toprak ilaçlaması ile topraktaki hastalık etmenleri, nematodları ve yabancı ot tohumları öldüğü için dikilen bitkiler daha rahat büyürler.

  Karanfil

3.6. Dikim Sonrası Bakım İşlemleri

Kesme çiçeklerin bakım işleri arasında sulama, gübreleme, ilaçlama gibi işlerin yanında yazın seraların gölgelemesi kış aylarında  da don olaylarının önlenmesi ve seraların havalandırılması en başta gelen işlerdendir. Yazın gölgeleme ile sera içi sıcaklık azaltılır, kışın havalandırma ile sera içindeki durgun ve nemli hava dışarıya atılarak bitkilerin daha rahat büyümeleri sağlanır. Aynı zamanda  bazı hastalıkların gelişmesi önlenmiş olur.

Kesme çiçek yetiştiriliciliğinde sulama önemlidir. Toprağın balçık yapılmadan, azar azar ve sık sık sulanması bitki köklerinin daha iyi  gelişmesini sağlar. Sulama suyu ile yapılacak gübreleme ise, bitki gelişiminin düzenli olması sağlanır. Bu nedenle seraların  sulanmasında genellikle damla sulama sistemlere kullanılır.

Çeşitli hastalık ve zararlılar diğer bitkilerde olduğu gibi kesme çiçeklerde de görülür. Bunlara karşı bitki koruma uzmanlarının önereceği kimyasal ilaçlar kullanılır. Ancak topraktan gelebilecek hastalıklara karşı dikimden önce toprak ilaçlanması yapılmaktadır                                                  

3.7. Hasat, Boylandırma, Demet yapma, Su Çektirme ve Ambalaj

Çok zor şartlarda yetiştirilen kesme çiçekler kesilip boylandırılarak 5-10 veya 20 tanesi bir araya getirilip bağlanarak demet yapılır. Hazırlanmış demetler içinde su bulunan kovalara yerleştirilerek 2-4 saat su çektirilir. Böylece satışa kadar pörsümeden canlı kalmaları sağlanır. Su çektirilen çiçekler kutularına yerleştirilerek çiçek borsası yani mezatlara gönderilirler. Çiçeklerin boylandırılarak  demet yapılması ayrı bir özen gerektirir. Birinci kalite çiçeklerin arasına sokuşturularak 1-2 bozuk çiçek tüm demetin fiyatını düşürür. Demetler iyi bağlanmazsa  dağılır ve fiyatı düşer                                                      Hasatta çiçeklerin kesim devresi çok önemlidir. Tam olgunlaşmadan kesilen çiçekler iç pazarda satılmaz, çok geç kesilenlerin de vazo ömürleri kısa olur. Bu nedenle çiçekler tam zamanında kesilmelidir                                                           

Kesme çiçeklerde kesim zamanı türlere göre değişiktir. Gül tam açılmadan, gonca halinde kesilir. Lilium, Glayöl, Lale, İris gibi çiçekler renk görüldüğü zaman hemen kesilmelidir. Karanfiller renkli yaprakları tam açıldığı zaman kesilir. Ancak ihracat için kesilecek karanfiller daha erken, fırça döneminde kesilir.

Demetlerdeki çiçek sayıları her çiçek türünde farklıdır. Gül ve karanfiller 20 tanesi bir arada bağlanır. Lale Firezya, Glayöl gibi  çiçekler 10’lu bağlanır. Liliumların iki tanesi, Şebboy ve  Kasımpatlarının ise beş tanesi bir demet olur.          

Kesilip demet yapılıp su çektirilen çiçekler plastik çiçek kutularına  yerleştirilir. Çiçekleri kutulara koymadan önce kutu içi kağıtla bağlanır. Kutu çiçekle doldurulduktan sonra üzerine de kağıt kaplanarak kutunun kapağı kapatılır. Kutunun üzerine üreticinin adı ve kooperatifteki kod numarası yazılır ve kutunun gideceği (satılacağı) mezat adı da yazılarak kutular toplama merkezlerine bırakılır. Buradan kooperatiflerin kamyonları alarak üzerinde yazılı mezada bırakılır. Orada satılan çiçeklerin  faturasını ve boş kutuyu bir gün sonra geri getirirler. Üretici faturadan malının kaça satıldığını öğrenir 1-2 ay sonra da parasını alır. Kesme çiçek üreticisi, malını bu şekilde satabilmek için çiçek kooperatiflerinden birisine ortak (üye) olmak zorundadır                                                 

Çeşitli saksı, kap ve kasalarda iyi yetişen ve salon, vitrin,  oda, koridor gibi kapalı mekanlarda yeşil bir mekan oluşturmak için kullanılan, doğal çiçek ve yaprak güzelliğini ömrünün sonuna kadar muhafaza eden  çiçek türlerine saksı bitkileri denir. Güzel yapraklı, çiçekli, meyveli odunsu bodur çalı ve sarıcılı bitkiler; çok ve tek yıllık otsu bitkiler, soğanlı, yumrulu ve rizomlu bitkiler saksı çiçeği olarak kullanılır. Saksı çiçekleri genelde kontrollü sera şartlarında çoğaltılır. Büyütülür ve saksı ile birlikte satışa arz edilir. Daha sonra saksı çiçekleri kullanımı sera, salon, oda  gibi kapalı; balkon, teras gibi yarı açık; avlu, meydan, havuz başı, yol kenarı gibi tam açık alanlarda yapılır.

           

4.1.  İÇ MEKAN BİTKİLERİNİN GENEL DURUMU

           

Türkiye’de saksı bitkisi üretim alanları 1999 yılında toplam yaklaşık 541,7 dekardır. Bu alandan yılda 10 milyon adet iç mekan bitkisi üretildiği tahmin edilmektedir. Üretim alanlarının daha çok Yalova (160 da) , İzmir (138.5 da), Antalya (75 da) ve Adana (60 da) illerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Saksı bitkileri üreten 70-80 işletmenin yarısı Yalova’da bulunmaktadır.

           

Saksılı bitki üreten işletmeler kullandıkları saksı toprağının (torf) tamamını ve üretim materyali olarak kullandıkları tohum, fide ve çiçeklerin  büyük bölümünü ithal etmektedirler. Tohum ekme ve gübreleme işlemlerinde teknoloji kullanmaktadırlar.

           

Saksı çiçeği üreten işletmelerin, diğer süs bitkilerinden farkı ilk yatırım masraflarının fazla oluşu, uygun ısıtma sistemlerini gerektirmesi, büyük pazarlara yakın ve ulaşımın kolay olduğu yerlerde gelişmesi gibi özelliklerdir                                       

İç mekan bitkilerini gösterişli çiçeklerine göre, dekoratif yapraklarına göre, etsi gövde yapılarına göre gruplandırabiliriz.

 

1.      Gösterişli çiçekleri için yetiştirilenler,

2.      Gösterişli yaprakları için yetiştirilenler

3.      Sukulent (Etli gövdeliler) ve kaktüsler                                                İç mekan bitkileri doğal olarak farklı iklim şartlarında yetişmektedirler. Bu bölgelerden getirilerek çoğaltımı yapılan bitkilerde, anavatanlarındaki iklim ve toprak şartlarına ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle birçok saksı bitkisi türünün sıcaklık, toprak-atmosfer nemi, toprak yapısı, bitki besin elementi ve ışık istekleri birbirinden farklıdır                                                   

Bilhassa gösterişli yaprakları için yetiştirilen çiçeklerin çoğu tropik kökenlidir. En iyi 11.000-33.000 lükslük ışıkta (Parlak yaz günlerinde 11.000 lüks, tam bulutlu kış günlerinde 5500 lüks) yetişirler. Bu nedenle yazın seralarda mutlaka gölgelendirme yapılmalıdır.

           

Kaktüsler ve etli gövdeli bitkiler için ise başka bir sera ayrılır. Yöreye göre yarı gölgeleme yapılır yada gölgeleme yapılmaz.

           

Çiçekler seradaki yüksek ışık şiddetinden ev ve salonlardaki düşük ışık şiddetine taşındıklarında, yapraklar hızla klorofil kaybeder ve sonrada yaprak döker. Bu nedenle bitkiler seradan çıkarılmadan önce düşük ışık şartlarına kademeli olarak alıştırılmalıdır.

           

İç mekan bitkileri uzun süre direk güneş ışığı alan pencere önüne konulmalı, yerleri fazlaca değiştirilmemelidir. Ancak haftada bir 450 açıyla sürekli aynı yöne döndürülmeli ve böylece düzgün taç oluşumu sağlanmalıdır                           Saksı bitkilerinin büyük bir çoğunluğunun yetişmesi için gerekli gece sıcaklığı 210C, gündüz sıcaklığı 24-260C dir. Bu türler uzun süre 150C de tutulabilirler, ancak büyüme yavaşlar veya durur. 50C altında bir çok türde zarar görülür. Buna karşılık çok yüksek gece sıcaklığında ise bitkiler hafif soluk renkli olur. Ayrıca Sıklamen, Primula gibi bitkiler ise 13-150C sıcaklık isterler. Bu nedenle düşük sıcaklık isteyenleri daha çok bahar ve kış aylarında yetiştirmek daha uygun olacaktır                                                     İç mekan süs bitkilerinin iyi gelişebilmeleri için % 70-%80 oranında nispi neme ihtiyaç vardır. Sera iyi gölgelenmişse yalnız sera tabanını ıslak tutmak yeterlidir. Sisleme ile rutubetin artırılmasına gerek yoktur. Normal ışık ve sıcaklık şartlarında, yeterli sulama ile bitkiler düşük nemlerde iyi yetişir. Yalnız sera nispi neminin % 40’nın altına düşmemesi gerekir. Nispi nemin çok yüksek olması ise mildiyo ve diğer öldürücü yaprak hastalıklarının gelişmesine neden olur. Sera içerisinde hava sirkülasyonu sağlanması ve koruyucu ilaçlarla bu hastalıklar önlenebilir.

 

    İç mekan süs bitkilerinin büyük bir çoğunluğu organik maddece zengin toprak karışımlarını tercih ederler. 3 Kasım turba (torf), 1 kısım perlit, bir kısım turba, 1-2 kısım vermükilit karışımları kullanılır. Torf yerine çürümüş yaprak, hızar tozu, pirinç kavuzu gibi organik maddelerde kullanılabilir. Kaktüs ve diğer etsi gövdeliler için karışımda 2 veya 3 kısım kum, 1 kısım turba karışımı kullanılır. Bu karışımların pH’sı 5,5-6,5 arasında, süzek ve aynı zamanda kök bölgesinde uzun süre nemi muhafaza edebilen, dengeli besin elementleri içeren yapıda olması gerekir.

Gübreleme genel olarak 1-2 haftada bir sulama suyu ile birlikte sıvı olarak uygulanır. NPK’nın 30-20-10 formülleri 400 litre suya 500 gram hesap edilir. Ayrıca dengeli besin elementleri alımı için özel hazırlanmış, mikro elementleri de içeren yaprak gübreleri, bitki isteğine göre hazırlanarak yapraklardan verilmelidir                                         İyi bir sulama suyunun toplam tuzluluk miktarı  Ec=0.75 mm hos/cm den az olmalıdır. Eğer sulama suyu tuzlu ise mutlaka arıtılmalıdır. Ancak bor iyonları 0,55 ppm’den fazla ise, bu su saksı bitkilerinde kullanılamaz Ayrıca saksı bitkileri yağmur suyundan hoşlanırlar. Klorlanan şehir sularıyla sulama yapıldığında, yoğun klor bitkiye zarar verir. Sulama genel olarak bitkilerin toprak nem isteği göz önünde bulundurularak yapılmalı, büyüme mevsiminde daha çok, dinlenme döneminde ise daha az su verilmelidir. Salon gibi yerlere konulan saksı bitkilerinde büyüme daha yavaş olduğundan sulama azaltılmalı, saksı toprağı doyma veya solma noktasına getirilmemeli, bunun için az ve sık aralıklarla sulanmalıdır.

Kış aylarında sera sıcaklığı gündüz 21-30 0C arasında  ise bol  güneş ışığında 1000 ppm’e kadar sera atmosferine CO2 verilebilir. Atmosferdeki normal CO2 miktarı ise 300 ppm  civarındadır.

 

            İç mekan süs bitkileri genellikle ılık-sıcak ve nemli ortamlarda yetişirler. Çoğunluğu tropikal bitkiler olduğu için soğuk karanlık ve havasız ortamlarda çabuk bozulurlar. Isıtma sistemleri olan seralarda veya sıcaklığın uygun olduğu yaz aylarında yetiştirilebilirler. Bu nedenlerle yetiştirme özellikleri diğer süs bitkilerinden farklılık gösterir. Türleri arası ekolojik istekleri de birbirlerinden farklı olduğundan üretimde, istekleri birbirine benzeyen bitkiler 2-3 grupta toplanarak 2-3 aynı sera veya bölümlerinde yetiştirilirler. Bu sera veya bölümlerindeki bitki guruplarının isteklerine göre çevre şartları düzenlenir.                                                          Saksı bitkileri genel olarak tohumla (Generatif - eşeyli) vejetatif (Eşeysiz) yollarla, özleşmiş gövde-köklerle ve doku kültürü ile çoğaltılır. Bu yöntemlerden  en yaygın olanı tohum ve çeltikle çoğaltmadır.

Tohumla çoğaltmada bir çeşidi aynen muhafaza etmek için tohum üretiminin kontrolüne ve  böylece genetik saflığının korunmasına özen gösterilmelidir. Kalite bozulması veya açılma, farklı genotipte olan bitkilerde yabancı tozlanma sonucunda ortaya çıkar.

 

            Günümüzde tohumla çiçek üretimi F-1 melezleme ile yapılır. Tohumlar her türde kendi kendine dölleme ile iki saf hat elde ederler. Bu saf hatlardan birini ana ebeveyn diğerini de baba ebeveyn olarak kullanırlar. Bir saf hat ebeveynin polen tozunu, diğer saf hat ebeveynin dişicik organına yerleştirmek suretiyle çapraz tozlanma gerçekleştirilir. Böylece iki saf hat ebeveyninden meydana gelen F-1 melez tohumları daima aynı melez bitkiyi meydana getirir. F-1 melez tohumları iki saf hattın özelliklerini taşıdıklarından saf hat tohumlarına göre daha güzel ve gösterişli çiçek verirler; ayrıca F-1 melez tohumları kendine veya yabancı dölleneceğinden açılıma uğrayacaktır. Bu nedenle tohumla çiçek (Begonya , Çuha , Sardunya v.s.) üretiminde her sene F-1 melez tohumları yeniden satın alınması gerekmektedir.

 

            Tohumla üretimde; çimlenmesi için ışık  isteyen (Aechmea , Coleus , Nidularium , Saintpaulia , Sinnigia ve Vriesea) türler hariç, diğer tohumlar genel olarak çaplarının 2 veya 4 katı derinliğe ekilmelidir. Çimlendirme işlemi kontrollü sera şartlarında yapılmalıdır. Çimlendirme ortamı olarak genelde pastörize edilmiş kompost (2 kısım tınlı toprak, 1 kısım turba, 1 kısım kumdan oluşan karışımın  her 1 m3 ne 1 kg süper fosfat, 600 gr öğütülmüş kireç taşı ilave edilir) kullanılır. Eğer bu karışımlar ve pastörizasyon mümkün değilse, 2 kısım ince elenmiş kültür toprağı, 1 kısım iyi yanmış ve ince elenmiş çiftlik gübresi, 1  kısım ince kum önerilir.

 

            Ekilen tohumların çimlenebilmesi için; tohum canlı olmalı, çimlenme için uygun çevre şartları (Yeterli nem, uygun sıcaklık, oksijen ve bazı türler için ışık) sağlanmalı ve çimlenmeyi engelleyen faktörler varsa, dikimden önce ortadan kaldırılmalıdır. Tohumların çimlenmesi için ortam  sıcaklığı genel olarak 210C olmalıdır. Fideler ise türlere göre değişmekle birlikte 12-16 0C sıcaklıkta daha iyi  gelişirler. Gündüz sıcaklığı, gece sıcaklığından 3-6 0C yüksek olmalıdır. Ortamın sulanması mümkünse, sisleme ile yapılmalıdır. Sıcaklığa göre her bir 5 dakikada 5 saniyelik püskürtmeler yeterlidir. Ayrıca ortam doğrudan güneş ışığında olmamalıdır.

Vejetatif çoğaltma kök, sürgün veya yaprak gibi vejetatif bitki kısımları ile yapılan çoğaltmadır. Vejetatif çoğaltma ile bitkilerin bütün özellikleri yavru bitkide ortaya çıkar. Vejetatif çoğaltma;

 

1.      Çelikle çoğaltma

2.       Daldırma, ayırma ve yavru sürgünleri ile çoğaltma

3.      Özleşmiş gövde ve köklerle çoğaltma

4.      Türlere özel değişik şekillerde çoğaltma diye 4 çeşittir.

Çeşitli çiçek türlerinin üretiminde çelikle çoğaltma yöntemi kullanılır. Çelikle köklenebilen çiçek türleri için bu çoğaltma yöntemi çok ucuz, çabuk kolay ve basittir. Çelikle  üretimde  son araştırmalara göre, alttan ısınan banklarda sisleme sureti ile perlit ortamıyla en iyi sonuç  alınmaktadır. Çelikler gövde, değişikliğe uğramış  gövde (Soğan, yumru, rizom, toprak altı gövdesi), yaprak veya kök gibi bitkilerin vejetatif kısımlarından alınır. Çelikler bitkilerden alındıkları kısımlara göre sınıflandırılır.

 

Gövde çelikleri; odun, odunsu, yumuşak odun, otsu (yeşil) yaprak, yaprak-göz ve kök olmak üzere 7 çeşittir.

Kışın yaprağını döken ve her dem yeşil iğne yapraklı türlerde bitkilerin bir veya iki yıllık sürgünlerinden kış dinlenme periyodu içersinde alınırlar. Çelikler 10-30 cm boyunda kesilir ve kallus teşekkül ettikten sonra köklenme ortamına dikilirler.

Her dem yeşil ve yapraklarını döken bitkilerin  (Zakkum, Küpe vs.) etli ve yumuşak yeni İlkbahar sürgünlerinden alınan çeliklerdir.

Begonya, Kalanchae, Sardunya gibi pek çok çiçek yöntemle çoğaltılır. Çelikler 6-12 cm uzunluğunda olmalı ve alt yaprakları alınmalıdır. Otsu çeliklerin erken köklenmeleri için yüksek nem, alttan ısıtma  ve düşük konsantrasyonlarda kimyasal uyarıcı kullanılır.

           

Sansevieria (Paşa Kılıcı) çiçeklerinin uzun yaprakları 5-8 cm uzunlukta kesilerek, çeliğin 3/4' ü ortama sokulmak suretiyle çoğaltılır. 2-3 hafta sonra çelik tabanında köklenme ve yavru bitki meydana gelir.

 

Begonia rex çiçeğinin olgun yaprağının ana (büyük) damarları dikey kesilerek yaprak üst yüzeyi köklendirme ortamına yatırılarak sabitlendirilir. 2-3 hafta sonra damarların kesildiği noktalarda yeni bitkiler oluşur.

Afrika Menekşesi, Peperomia, Sinningia gibi çiçekler ise yaprak ayası ve 4-6 cm uzunluğundaki yaprak sapı ile birlikte alınan çeliklerin, yaprak sapları ortama sokularak köklendirilir. Bir süre sonra yaprak sapı tabanından  yavru bitkiler gelir.

Çelikte bulunan kısa dal parçasının köklenmesi ve yaprak sapının altında bulunan gözün sürmesi ile yeni bitkiler üretilir. Fatsia, Hedera, Hoya, Monstera, Scindapsus, Syngonium, Rhododendron vs. gibi çiçekler bu yöntemle çoğaltılırlar.

Çelikler gelişme periyodu başlamadan önce, köklerin depo maddeleri ile çok zengin olduğu, kış sonu veya erken ilkbaharda alınması gerekir. Kökler 3-6 cm uzunlukta da kesilir ve ortam yüzeyine yatırılarak, üzeri 1-1,5 cm örtülür.  Begonya , Ful, Fuchsia  gibi çiçekler bu yöntemle çoğaltılır. Ayrıca, Cordyline kazık kökleri birer uyur göz ihtiva edecek şekilde, 1-2 cm parçalara ayrılarak saçak kökleriyle birlikte ortama  yerleştirilir. 2-3 hafta sonra uyur gözlerde sürer ve böylece yeni bitki oluşur.

Hava ve yer daldırması olmak üzere iki şekilde yapılır. Hava daldırması Kauçuk ve Devetabanlarında  yapılır. Yer doldurması daha çok sarılıcı (Hedera) sürgünlerinde  kullanılır. Afrika Menekşesinde ana kökün  çevresinde havai köklere sahip yavru sürgünler  ayrılarak iyice köklenmesi sağlandıktan sonra  saksıya alınır.

 

Bir çok çiçek türü (Asparagus, Aspidistra, Calathea, Marantha, Microlepia, Nephrolepis, Spathiphyllum vs.)  kök sürgünü vererek toplu  kümeler halinde yetişir. Bunları kesip pençeler halinde ayırmak sureti ile yeni bitkiler elde edilir                                                   

Çiçek türlerinin büyük bir kısmı da soğanlar , soğan benzeri gövdeler, yumrular, yumru kökler, rizomlar ve yalancı soğanlar gibi özleşmiş vejetatif organlarla çoğaltılır. Bunlara sahip olan  bitkilerin sürgünleri büyüme mevsimi sonunda ölür. Bitki toprak altında etli bir organ olarak yaşar ve ertesi mevsim yeni bitkiler teşkil etmek üzere sürerler.

 

Soğanlar

 

Soğanlı çiçekler tek çenekli bitkilerdir. Soğanlar dış ve iç soğan pullarından oluşur. İki türlü soğan vardır.

 

1.      Kabuklu (tunikli) soğanlar

 

Bu soğanlarda  (lale soğanları) dış pullar kuru ve

membranlıdır. Soğanı mekanik  zararlardan kurumaktan korur.

 

2.      Pullu (tuniksiz) soğanlar

 

Bu soğanlarda (zambak soğanları) bütün soğanı kaplayan tek parçalardan ibaret bir

kabuk yoktur. Pullar ayrı  ayrı olup soğana balık pulu gibi bir görünüm verirler.

 

Soğanımsı Gövdeler

 

Gövde ekseninin kuru pul benzeri yapraklarla kaplanmış dış kısmıdır. Soğanımsı gövde boğumları ve boğum araları iyice belirgin, yekpare bir gövde yapısındadır. Safran, çiğdem, glayöl tipik soğanımsı gövdeli bitkilerdir.

 

Yumrular ve Hava Yumruları

 

Yumruları üzerinde çeşitli sayıda gözler vardır. Yumrularda bütün olarak veya her biri bir göz ihtiva eden parçalar halinde dikilerek (Caladium) çoğaltılır. Begonia evansiana gibi çiçek türlerinin yapraklarının koltuğunda küçük hava yumruları oluşur. Bu yumrular sonbaharda toplanır, kış aylarında muhafaza  edilir, ilkbaharda dikilir.

 

Yumru Kökler

 

Gerçek yumrulardan üzerlerinde boğum ve boğum arası bulunması ile ayrılır. Yıldız ve Yumrulu Begonya çiçekleri yumru köklere sahiptirler. Yumru köklerin her biri bir tomurcuk taşıyacak şekilde ayrılır ve kışın muhafaza edildikten sonra İlkbaharda dikilir.

 

Rizomlar

 

Rizomlar toprak altında  ve toprak yüzünde büyüyen yatay gövdelerdir. Boğumlardan çıkan yan büyüme konileri rizomun yan dallarını veya havai sürgünlerini meydana   getirirler. Adventif kökler rizomun alt kısmından çıkar. Vadi  Zambağı, Kana ve İrisler rizomlu bitkiler arasındadır. Rizomlar ya büyüme devresi başında veya sonunda parçalanırlar.

           

Yalancı Soğanlar

 

Yalancı soğan bir veya birkaç boğumdan oluşmuş iri ve etli gövde parçasından ibaret özleşmiş bir depo organıdır. Orkide türlerinde  görülür. Her tür farklı yalancı soğan meydana getirir. Bazı türlerde yalancı soğanların bölünmesiyle, bazı türlerde ise boğumlarda oluşan köklü sürgünlerin ayrılmasıyla üretilir.

 

4.4.2.4.          Türlere Özel Değişik Şekillerde Çoğaltma

 

Bryophyllum çiçeklerinin kenarları dişli olan yaprakları ortamın üzerine yatırılır, yaprak dişlerindeki embriyolardan 1-2 hafta sonra yeni bitkiler oluşur.

 

Eğreltilerin olgun yaprak altı kısımlarında sporları vardır. Sporla üretim için, spor keselerini taşıyan eğrelti yaprakları 1 cm parçalar halinde ince bir harç içine ekilir,; sporlar harçla temas eden kısımda çimlenerek bitki oluştururlar. Veya spor keseleri bulunduran yapraklar toplanıp bir kağıt külah içinde 1-2 gün bekletilir. Bu şekilde kahverengi ve kahveye benzeyen sporlar kağıda dökülür. Bu sporlar çok ince harç üzerine ekilmek suretiyle yeni bitkiler oluşturulur. Ancak sporlar ekimde 21-24 0C sıcaklık ve çok nemli ortam isterler. Su sisleme şeklinde verilir. Spor ekilen kasaların üzeri cam örtülerek, harcın kuruması önlenir.

 

Kaktüslerin paletleri ortama konulmasıyla kökleme meydana gelmekte ve paletlerden yeni sürgünler oluşmaktadır. Ayrıca özellikle renkli minyatür kaktüsler, yaygın olarak a

Son Yazılarım

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı